Geçen hafta ufak bir kaçamak yaptım,bir haftalığına şehir dışına çıktı. Çok sevdiğim,can dostum,kader ortağım dediğim arkadaşımın evinde kaldım. O da boşanmış bir anne ve 15 yaşında ergenliğin doruklarında bir kızı var.
Ben hamileyken çok tesadüfi bir şekilde tanıştık onlarla,zor ve yorucu bir evlilik yaşamış,kızına iyi bir rol model, kendi ayaklarının üzerinde duran tanıdığım en güçlü kadınlardan biri. İyi kötü her anımda benimle oldu,benim için yeri ve değeri çok büyük. Kızı benim eskiyi baba figürü yerine koymuştu. Kendi anne babasının evliliği bitse de evlilik güzeldi. Mutlu,eğlenceli,harika bir aileydik ona göre. Eski harika bir eş,ben de onun ileride olmak istediği eğlenceli,mutlu kadındım.
Boşanmamız onu çok etkiledi,bizim şehir değiştirmemiz beni ablası olarak gören ve ergenliğin sorunlarıyla boğuşan biri için çok problem yarattı. İçten içe benim eskiye kin gütmeye,laf sokmalara,ondan bahsedildiğinde dalga geçmeye başladı.
Bu sefer gittiğimde,akşam oturmuş, iki kadeh içerken hep birlikte konuşuyorduk "Baba çocuk için çok önemli,keşke böyle olmasaydı " dedim. Arkadaşım da " Bunlar baba mı ya!" dedi. Biz tam bunalımın dibini yaşarken birden"Bence bu olayı büyüten çocuklar değil,sizsiniz" dedi. " Yani bizim sınıfta bir sürü arkadaşımın anne babası ayrı ve biz -,aaaaahhhh annem babam keşke boşanmasalardı aynı evde yaşasa ,diye düşünmüyoruz. Ayrıca, iyi ki annemler boşanmış. Babam olsa biz annemle hayallerimizi gerçekleştiremezdik,mutlaka problem çıkarırdı" dedi.Bayağı konuştu,örnekler verdi. Biz kalakaldık. "Ayrıca,çocuklar anne varsa var. Sen hiç merak etme,yavrunun senin gibi bir annesi var. Olayı dramatize etmeyin sizi gidi arabeskçiler" diye bitirdi ve odasına gitti.
15 yaşındaki bir genç,bana bayağı hayat dersi verdi.Anne babası boşanmış bir çocuğun bana bunları söylemesi bir anlamda iyi geldi. Kendimi daha güçlü hissettim.
Bir hafta geçti, yolculuk uzun sürdü eve gece varabildim .Baktım kuzu yatağında melekler gibi uyuyor.Bir haftadır kokusu burnumda tütmüş, kıvrıldım yanına kokusuyla uyudum.,Sabah beni onlarca öpücüklerle uyandırdı.
Sonra dedim ki içimden, biz iyi bir takımız. Birbirimizden başka kimseye ihtiyacımız yok :)
Hayatına anlam katan yavrusuyla birlikte bambaşka bir hayata başlayan ve yeni başlangıçlar yapan bir annenin,içini döktüğü yer :) Yalnızlık lafın gelişi...
15 Şubat 2016 Pazartesi
11 Şubat 2016 Perşembe
14 Şubat Sınavı
Abartılmış,şişirilmiş günlere karşıyımdır. "Sevgililer Günü" nün hiç bir zaman önemi olmadı benim için. Belki de uzun zamandır hiç yalnız girmediğim için,bu sene ilk sınav!
Geçen sana bana küpe ve kolye hediye etmişti. Ve 1,5 ay sonra boşanmak istediğini söylemişti. Bazen düşünüyorum hangisi yalan,hangisi gerçekti.
Sevdim,çok sevdim... Ama artık tek başıma sevmekten yoruldum.
Sanırım artık sana veda ediyorum,sadece yavrumun babası olarak nitelendireceğim yere doğru emin adımlarla gidiyorsun.
Acı çektim mi,çoooook. Ama acıdan ölünmüyormuş.
Hayata ,aşka,sevgiye inancım var mı? diye sorarsan
Sanırım baharla birlikte içimde ufak hayaller,kıpırtılar başlıyor.
Kış bitti,bahar geliyor.
Sanırım sınavı geçeceğim,hissediyorum :)
Geçen sana bana küpe ve kolye hediye etmişti. Ve 1,5 ay sonra boşanmak istediğini söylemişti. Bazen düşünüyorum hangisi yalan,hangisi gerçekti.
Sevdim,çok sevdim... Ama artık tek başıma sevmekten yoruldum.
Sanırım artık sana veda ediyorum,sadece yavrumun babası olarak nitelendireceğim yere doğru emin adımlarla gidiyorsun.
Acı çektim mi,çoooook. Ama acıdan ölünmüyormuş.
Hayata ,aşka,sevgiye inancım var mı? diye sorarsan
Sanırım baharla birlikte içimde ufak hayaller,kıpırtılar başlıyor.
Kış bitti,bahar geliyor.
Sanırım sınavı geçeceğim,hissediyorum :)
1 Şubat 2016 Pazartesi
Ufak Çıkarımcıklar
Boşanmış bir anne olarak henüz birinci yılımı tamamlamasam da, benim de ufak tefek çıkarımlarım oldu. Birazını paylaşayım.
1)Yaşanan şokla birlikte felsefi düşüncelere geçiş evresi.

2) Facebookta ilişki durumunu değiştirme ve "sadece ben" yapma evresi.

3)Gözleri kan çanağı yaparcasına sosyal medyada onu stalklamak ve bunu yaparken gizlice yaptığını sanıp her yerde kendini ifşa etme evresi.

4)Her şeyin onu hatırlattığı, 7/24 ondan bahsedildiği ağlama evresi.

5)" Zamana bırak. Zaman her şeyin ilacı "diyenlere kazanla kızgın yağ dökme isteği evresi.
6) Yaşanılan acıdan dolayı bunu bastırabilmek için sürekli sevgiyle ve aşkla dalga geçme evresi.

7)"Bir gün gelecek ayaklarıma kapanacak ! Ben artık iyiyim,şimdi üzülme sırası onda !" atlattım ben yaaaa evresi.

8)Erkekleri yerden yere vurup,onlarla dalga geçme evresi.

9) Ortada bir çocuk varsa, zamanla dinginleşme ve evlada sarılma, en büyük aşkın evlada duyulan aşk olduğunu anlama evresi.

10)Sakinleşme,intikam planlarını rafa kaldırma. Beddua etmeme ama " Yarına kalacak ama yanına kalmayacak. İlahi adalete güveniyorum "evresi.

11) Bir kere olmadı diye sevgiden aşktan vazgeçilmemesi gerektiğini anlama yeniden aşık olabileceğine inanma evresi.

Sanırım bundan sonra aşk geliyor. Henüz oraya geçmedim :)
1)Yaşanan şokla birlikte felsefi düşüncelere geçiş evresi.

2) Facebookta ilişki durumunu değiştirme ve "sadece ben" yapma evresi.

3)Gözleri kan çanağı yaparcasına sosyal medyada onu stalklamak ve bunu yaparken gizlice yaptığını sanıp her yerde kendini ifşa etme evresi.

4)Her şeyin onu hatırlattığı, 7/24 ondan bahsedildiği ağlama evresi.

6) Yaşanılan acıdan dolayı bunu bastırabilmek için sürekli sevgiyle ve aşkla dalga geçme evresi.

7)"Bir gün gelecek ayaklarıma kapanacak ! Ben artık iyiyim,şimdi üzülme sırası onda !" atlattım ben yaaaa evresi.

8)Erkekleri yerden yere vurup,onlarla dalga geçme evresi.

9) Ortada bir çocuk varsa, zamanla dinginleşme ve evlada sarılma, en büyük aşkın evlada duyulan aşk olduğunu anlama evresi.

10)Sakinleşme,intikam planlarını rafa kaldırma. Beddua etmeme ama " Yarına kalacak ama yanına kalmayacak. İlahi adalete güveniyorum "evresi.

11) Bir kere olmadı diye sevgiden aşktan vazgeçilmemesi gerektiğini anlama yeniden aşık olabileceğine inanma evresi.

Sanırım bundan sonra aşk geliyor. Henüz oraya geçmedim :)
28 Ocak 2016 Perşembe
Ben,Sen,Sen,Sen,Sen
"Kişi zamiri" nedir desem?
Bizim aklımıza tdk daki şu tanım gelir :Kişinin yerine kullanılan zamir, şahıs zamiri
"Ben, sen, o, biz, siz, onlar."
Öyle insanlar vardır ki kişi zamiri sadece "ben" dir. Tanıdık geldi değil mi :) O kişiler karşınızda "ben,ben,ben,ben,ben,ben" dedikçe siz de "ben,sen,sen,sen,sen,sen" demeye başlarsınız.
Bu kişiler tüm enerjinizi,yaşama sevincinizi,umutlarınızı,sevginizi,neşenizi sömürürler. Sizin yaptığınız espiriyi bile sahiplenir,yaratıcı bulunan fikirlerinizi bile kendininmiş gibi başkalarına anlatırlar.
Bir süre sonra öğrenilmiş çaresizlikten mi yoksa cam tavan sendromundan mıdır bilinmez,siz bu duruma alışırsınız. Başkalarının gözüne batan sizin için önemsizdir. Binbir bahane bulur onu haklı çıkarmaya çalışırsınız.
Güzel bir ağaçken,yavaş yavaş kurumaya başlarsınız . Hastasınızdır ama haberiniz yoktur.Her olay bir tomurcuğu daha kurutur,hastalık tüm ağaca yayılmıştır. Böyle kuruyup gideceğim herhalde derken...
Bir şey olur,bir güç sizi kendinize getirir. O kuruyan dalları keser,acır hem de çok. Tüm dalları kesilmiş bir ağaç gibi çaresiz ve yalnız hissedersiniz kendinizi. Tam da o an kış gelir,üstünüze kar yağar. Acınız daha da artar,üşürsünüz,korkarsınız.
Sonra birden gökyüzünden güneş sizi selamlar.Bahar gelmiştir,tüm karlar erir.Eriyen karlar tüm kalan hastalığı da temizlemiştir.Birden kendinize bakarsınız ki kopan o dalların yerine yeni tomurcuklar çıkmış.
Çok daha sağlam,çok daha sağlıklı...
Ve dersiniz ki ; "ben,ben,ben,ben,ben,ben" değil bence artık "eben" ;)
Bizim aklımıza tdk daki şu tanım gelir :Kişinin yerine kullanılan zamir, şahıs zamiri
"Ben, sen, o, biz, siz, onlar."
Öyle insanlar vardır ki kişi zamiri sadece "ben" dir. Tanıdık geldi değil mi :) O kişiler karşınızda "ben,ben,ben,ben,ben,ben" dedikçe siz de "ben,sen,sen,sen,sen,sen" demeye başlarsınız.
Bu kişiler tüm enerjinizi,yaşama sevincinizi,umutlarınızı,sevginizi,neşenizi sömürürler. Sizin yaptığınız espiriyi bile sahiplenir,yaratıcı bulunan fikirlerinizi bile kendininmiş gibi başkalarına anlatırlar.
Bir süre sonra öğrenilmiş çaresizlikten mi yoksa cam tavan sendromundan mıdır bilinmez,siz bu duruma alışırsınız. Başkalarının gözüne batan sizin için önemsizdir. Binbir bahane bulur onu haklı çıkarmaya çalışırsınız.
Güzel bir ağaçken,yavaş yavaş kurumaya başlarsınız . Hastasınızdır ama haberiniz yoktur.Her olay bir tomurcuğu daha kurutur,hastalık tüm ağaca yayılmıştır. Böyle kuruyup gideceğim herhalde derken...
Bir şey olur,bir güç sizi kendinize getirir. O kuruyan dalları keser,acır hem de çok. Tüm dalları kesilmiş bir ağaç gibi çaresiz ve yalnız hissedersiniz kendinizi. Tam da o an kış gelir,üstünüze kar yağar. Acınız daha da artar,üşürsünüz,korkarsınız.
Sonra birden gökyüzünden güneş sizi selamlar.Bahar gelmiştir,tüm karlar erir.Eriyen karlar tüm kalan hastalığı da temizlemiştir.Birden kendinize bakarsınız ki kopan o dalların yerine yeni tomurcuklar çıkmış.
Çok daha sağlam,çok daha sağlıklı...
Ve dersiniz ki ; "ben,ben,ben,ben,ben,ben" değil bence artık "eben" ;)
27 Ocak 2016 Çarşamba
Dip
Bazen dil bir şey söyler kalp başka bir şey. Ağzımızdan çıkanlar keşke kalbimizden de çıksa,hemen çıkabilse.
Hemen iyileşeyim istedim,hemen çıkayım o karanlıktan. Ama dip gözükmeden,ayağını vurup çıkamıyormuşsun. Olmuyormuş.
Dipteyim,karanlık ve acı. Baktım da karanlıkta canavar zannettiklerim sadece gölgeymiş. Canavar yokmuş,kendi gölgemden korkmuşum.
Bu işin raconu buymuş. Kirpiklerimden ayak ucuma kadar canım yandı,etlerim kopuyor zannettim. Kalbim acıdan patlayacak sandım. Ama baktım sonu yok,daha aşağısı yok.
Derinlere indim,şimdi nefes alma vakti.
Ayağımı yere vurdum,güç aldım ve yukarı çıkmaya başladım...
Ha gayret :)
Hemen iyileşeyim istedim,hemen çıkayım o karanlıktan. Ama dip gözükmeden,ayağını vurup çıkamıyormuşsun. Olmuyormuş.
Dipteyim,karanlık ve acı. Baktım da karanlıkta canavar zannettiklerim sadece gölgeymiş. Canavar yokmuş,kendi gölgemden korkmuşum.
Bu işin raconu buymuş. Kirpiklerimden ayak ucuma kadar canım yandı,etlerim kopuyor zannettim. Kalbim acıdan patlayacak sandım. Ama baktım sonu yok,daha aşağısı yok.
Derinlere indim,şimdi nefes alma vakti.
Ayağımı yere vurdum,güç aldım ve yukarı çıkmaya başladım...
Ha gayret :)
21 Ocak 2016 Perşembe
Neyini Özlüyorsun?
Her ne kadar 2016 yılının bizim için iyilik,güzellik,barış ve umut dolu olacağına inancımız devam etse de, bazen motivasyonumuzun düştüğü zamanlar oluyor.
Geçenlerde baktım uzun zamandır depresyona girmiyorum,dedim kapıdan bir bakıp çıkayım :)
Depresyon şarkıları dinledim,bayağı zorladım kendimi. Kardeşim karşımda,dedim ki:
ben: Offffff kötüyüm!
kardeşim: Aaaa belli olmuyor,ne oldu ?(umursamadan bilgisayarın ekranına bakarak cevap verdi)
ben: Depresyondayım ya,onu özlüyorum ühühhühhhhhüü (hafif gözlerde yaşarma)
kardeşim: Neyini özlüyorsun?
O an düşündüm,neyini özleyebilirim?
Tatlı dil,yok. Güler yüz ,ıı ıhhhh. Ruhumun okşanması,evlerden ırak. Anlayış,o da ne. Sevgisini belli etme,odundan hallice. Değer verilme,ekside. Huzur, o zaten bünyesine aykırı. Mutluluk,yaşam felsefesi dışında.
Düşündüm,düşündüm. Sadece sarılmasını özledim,o da sanırım kış diye. Polar sabahlık aldım özlemim geçti.
Bayağı sıcak tutuyormuş :) Tavsiye ederim.
Geçenlerde baktım uzun zamandır depresyona girmiyorum,dedim kapıdan bir bakıp çıkayım :)
Depresyon şarkıları dinledim,bayağı zorladım kendimi. Kardeşim karşımda,dedim ki:
ben: Offffff kötüyüm!
kardeşim: Aaaa belli olmuyor,ne oldu ?(umursamadan bilgisayarın ekranına bakarak cevap verdi)
ben: Depresyondayım ya,onu özlüyorum ühühhühhhhhüü (hafif gözlerde yaşarma)
kardeşim: Neyini özlüyorsun?
O an düşündüm,neyini özleyebilirim?
Tatlı dil,yok. Güler yüz ,ıı ıhhhh. Ruhumun okşanması,evlerden ırak. Anlayış,o da ne. Sevgisini belli etme,odundan hallice. Değer verilme,ekside. Huzur, o zaten bünyesine aykırı. Mutluluk,yaşam felsefesi dışında.
Düşündüm,düşündüm. Sadece sarılmasını özledim,o da sanırım kış diye. Polar sabahlık aldım özlemim geçti.
Bayağı sıcak tutuyormuş :) Tavsiye ederim.
9 Ocak 2016 Cumartesi
İlkler
Aralık ayı beni derinden sarstı. Bir çok ilki yaşadım. Bir hafta tatili vardı buradaydı. Otelde kaldı yavruyu alıp verirken hep sohbet ettik. Bu "arkadaş" muhabbetinin beni bunalttığını fark ettim.
Babası burada diye ocak ayında olan doğum gününü kreşte kutladık. Konuştuk,ben konuştum o kaçtı,ben sordum o daha da kaçtı. Derken yılbaşı akşamı geldi,yavruyu getirdi. Sanki iki yabancı gibi birbirimize "mutlu yıllar" diledik. O otele ailesinin yanına döndü. O bambaşka bir hikaye.
Neyse akşam yavruyla ailecek güzel bir yemek yedik,o erkenden uyudu.
14 yıldan sonra ilk kez yeni yıla onsuz girdim. Gittim uyuyan yavrunun yanına ona sarıldım ve el ele saydım içimden "10-9-8...3-2-1" diye. Olmak istediğim yer burası dedim...
00.03 de bana "mutlu yıllar :)" diye mesaj atmış. Önceden olsa heyecanlanırdım,baktım baktım bir daha baktım. Yazdım "sana da" .
İlkler yılı olacak 2016 hoş geldin :)
Babası burada diye ocak ayında olan doğum gününü kreşte kutladık. Konuştuk,ben konuştum o kaçtı,ben sordum o daha da kaçtı. Derken yılbaşı akşamı geldi,yavruyu getirdi. Sanki iki yabancı gibi birbirimize "mutlu yıllar" diledik. O otele ailesinin yanına döndü. O bambaşka bir hikaye.
Neyse akşam yavruyla ailecek güzel bir yemek yedik,o erkenden uyudu.
14 yıldan sonra ilk kez yeni yıla onsuz girdim. Gittim uyuyan yavrunun yanına ona sarıldım ve el ele saydım içimden "10-9-8...3-2-1" diye. Olmak istediğim yer burası dedim...
00.03 de bana "mutlu yıllar :)" diye mesaj atmış. Önceden olsa heyecanlanırdım,baktım baktım bir daha baktım. Yazdım "sana da" .
İlkler yılı olacak 2016 hoş geldin :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
