umut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
umut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2016 Cuma

Nefes

Dün kızlarla dışarı çıktık, bizim buralarda meşhur olan bir cafe&bara gittik. Bir şeyler yedik, içtik. Mutluydum ama başta bir tedirginlik vardı. Suratımda nasıl bir ifade varsa kızlar "Burayı beğenmedin herhalde." "Sıkıldıysan gidelim."  "İyisin demi." demeye başlayınca dedim kendime ne oluyor, hayırdır.

Aslında yaşadığım, 10 yıllık evlilik süresince bir kere bile böyle bir yere gelmediğimiz, hep işi ve onun istekleri doğrultusunda yaşadığım gerçeğiyle yüzleştim. Giden yıllarım, başkasına adanmış saçma sapan bir hayat, kendimi bu hale nasıl getirdiğimi düşündüm. Hiç isteklerimi dile getirmezdim, hatta artık istemeyi bile unutmuştum. Ben yoktum, sadece bir gölgeden ibarettim.

Boşandıktan sonra kadın olduğumu hatırladım. Dün ilk defa orada birileriyle anlık da olsa göz göze geldim. Ne yalan söyleyeyim  beğenilmek hoşuma gitti. " Seni kadın olarak görmüyorum" lafından sonra oluşan öz güven yıkımını yavaş yavaş onarmaya başladım.

Sonra gece oldu,gece yarısı oldu. Her yer insan doldu, kahkahalar sohbetler. Yedik,içtik, konuştuk, güldük. Ve ben uzun zamandan sonra ilk defa nefes aldığımı hissettim. Ben iyi olmalıyım güçlü durmalıyım, hem anne hem baba olmalıyım diye kendime öyle yüklenmişim ki, dün biraz hafiflediğimi hissettim. Bir çok şey oturmuş, neredeyse çoğu şey yoluna girmiş. Yavru iyi ve mutlu.

Bir baktım, ben de soğuk gece de derin derin nefes alıyorum ve hayat güzel diyorum.

Artık nefes alabiliyorum...

28 Ocak 2016 Perşembe

Ben,Sen,Sen,Sen,Sen

"Kişi zamiri" nedir desem?

Bizim aklımıza tdk daki şu tanım gelir :Kişinin yerine kullanılan zamir, şahıs zamiri 

"Ben, sen, o, biz, siz, onlar."

Öyle insanlar vardır ki kişi zamiri sadece "ben" dir. Tanıdık geldi değil mi :) O kişiler  karşınızda "ben,ben,ben,ben,ben,ben" dedikçe  siz de "ben,sen,sen,sen,sen,sen" demeye başlarsınız.

Bu kişiler tüm enerjinizi,yaşama sevincinizi,umutlarınızı,sevginizi,neşenizi sömürürler. Sizin yaptığınız espiriyi bile sahiplenir,yaratıcı bulunan fikirlerinizi bile kendininmiş gibi başkalarına anlatırlar.

Bir süre sonra öğrenilmiş çaresizlikten mi yoksa cam tavan sendromundan mıdır bilinmez,siz bu duruma alışırsınız. Başkalarının gözüne batan sizin için önemsizdir. Binbir bahane bulur onu haklı çıkarmaya çalışırsınız.

Güzel bir ağaçken,yavaş yavaş kurumaya başlarsınız . Hastasınızdır ama haberiniz yoktur.Her olay bir tomurcuğu daha kurutur,hastalık tüm ağaca yayılmıştır. Böyle kuruyup gideceğim herhalde derken...

Bir şey olur,bir güç sizi kendinize getirir. O kuruyan dalları keser,acır hem de çok. Tüm dalları kesilmiş bir ağaç gibi çaresiz ve yalnız hissedersiniz kendinizi. Tam da o an kış gelir,üstünüze kar yağar. Acınız daha da artar,üşürsünüz,korkarsınız.

Sonra birden gökyüzünden güneş sizi selamlar.Bahar gelmiştir,tüm karlar erir.Eriyen karlar tüm kalan hastalığı da temizlemiştir.Birden kendinize bakarsınız ki kopan o dalların yerine yeni tomurcuklar çıkmış.

Çok daha sağlam,çok daha sağlıklı...

Ve dersiniz ki ; "ben,ben,ben,ben,ben,ben" değil bence artık "eben" ;)




27 Ocak 2016 Çarşamba

Dip

Bazen dil bir şey söyler kalp başka bir şey. Ağzımızdan çıkanlar keşke kalbimizden de çıksa,hemen çıkabilse.

Hemen iyileşeyim istedim,hemen çıkayım o karanlıktan. Ama dip gözükmeden,ayağını vurup çıkamıyormuşsun. Olmuyormuş.

Dipteyim,karanlık ve acı. Baktım da karanlıkta canavar zannettiklerim sadece gölgeymiş. Canavar yokmuş,kendi gölgemden korkmuşum.

Bu işin raconu buymuş. Kirpiklerimden ayak ucuma kadar canım yandı,etlerim kopuyor zannettim. Kalbim acıdan patlayacak sandım. Ama baktım sonu yok,daha aşağısı yok.

Derinlere indim,şimdi nefes alma vakti.

Ayağımı yere vurdum,güç aldım ve yukarı çıkmaya başladım...

Ha gayret :)

24 Kasım 2015 Salı

Hayaldi Kabus Oldu

Geçen hafta yavruyu bir kaç günlüğüne babasının yanına götürdüm. Doğum günüydü ve yalnız kalmasına içim elvermedi.Aldım yavruyu gittim.Tam olarak 2,5 ay önce bir hayal kurmuştum. Doğum gününde gidecektik, akşam birlikte pasta kesecektik, ben yavruyu uyutup tam evden çıkacakken, kolumdan tutacak ''gitme!'' diyecekti. Birden ışıklar kararacak, arka fondan bir müzik başlayacak, bana sarılacak ve üzerimizden simler dökülecekti. Yazarken gülesim geldi. Bu hayali kurarken çok mu içmiştim, beyin bedenden mi ayrılmıştı, astral seyahatte miydim tam hatırlamıyorum :)

Doğum günü sabahı buluştuk, yavruyu çok istediği bir yere götürdük yemek yedik. Pasta kesmek istedi babasıyla, burası çok kalabalık başka bir yere gidelim derken arabaya bindik ve yavru arabada uyudu. Aslında pasta alıp eve gidebilirdim ve hayallerimi gerçekleştirmek için bir adım atabilirdim. Ama yavrunun uyuduğunu anlayınca, hemen arabadan indim. ''Doğum günün tekrar kutlu olsun,siz takılırsınız uyanınca'' deyip adeta kendimi arabadan dışarı attım.
Bir kaç ay önce hayalini kurduğum o anı yaşamak bile içimden gelmedi. O eve gitmedim,o ev artık benim değildi. Önce biraz kötü oldum sonra toparlandım. Gittim kendime kitap aldım,kahve ısmarladım. O gece yastığa başımı koyduğumda hiç keşke demedim. Demek ki bitmiş !! Bunu anlamanın  dayanılmaz hafifliği, inanılmazmış.

Sabah uyandım, hava nasıl güzel. Sanki renkler daha canlı, güneş bile ayrı parlıyor. Derin bir nefes aldım, evinde kaldığım arkadaşımla harika bir kahvaltı yaptım.

Hayat güzel ve rengarenk karanlıktan çıkmak bizim elimizde. Hayat öyle garip ki, bir zamanlar hayaliniz olan bir şey bir zaman sonra kabusunuz olabiliyor.

Demem o ki; hayat her şeye rağmen yaşamaya değer!!!

8 Ekim 2015 Perşembe

Tükürtme

Yavruyla sabah akşam birlikte dişlerimizi fırçalıyoruz. Daha küçük olduğu için suyu tükürme mevzusuna yeni başladık.

Çok komiğine gitti 'Anne hadi beraber tükürtelim ' diyor. Diş fırçalarımızı birlikte yıkıyoruz.Sonra her seferinde bana sarılıyor küçücük bir öpücük konduruyor,gülüp eğleniyoruz. Bu sabah dedi ki ''Seninle diş fırçalamak çok güzel anne.''

O kadar masum ki .İçimden dedim : Ne yaşarsam yaşayayım,ne kadar acı çekersem çekeyim.Şükürler olsun .Onun bir gülüşü,bir öpüşü tüm acıları alıp götürüyor geriye sadece mutluluk kalıyor.Ve hislerim kuvvetlidir biliyorum ki güzel günler çok yakında gelecek.Bekliyorum...

Ne demiş Şems-i Tebrizi :

Düzenim bozulur, Hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden bilebilirsin Hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını.
Endişeyi bıraktım,sonucu bekliyorum . Hem üstler çok esiyordu,altlar daha iyi sıcacık :)