anla artık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anla artık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2015 Salı

Boşlukmuş

Megaköy den babasının yanından geldiğimizden beri yavru garip,iyi mi kötü mü tam çözemedim. Babasıyla ilgili hiç bir şey sormuyor,ben sorduğumda da cevap vermiyor. Normalmiş sessizlik aşamasına geçti dediler. O eski ağlamalar,babama gitmek istiyorum tutturmaları bitti. 

Dün aradım,dedim oğlan böyle böyle sen nasıl oldun o gittikten sonra? Biz gittikten sonra demedim zaten adam benden çoktan gitmiş :) Tamam bir kalastır,duygusuzdur ama en azından az biraz duygularından bahseder dedim.

Cevap 'Geldiğinde hemen alışıyorum,gidince bir boşluk oluşmuyor değil' dedi. Ne bekliyordum acaba,içim yanıyor ciğerim sökülecek gibi oluyor mu diyecekti... 

Boşluk dedi,o kadar. Yani içi doldurulabilir. Çok üzgünüm. Beni sevmemesini kaldırabilirim ama yavruyu. Sadece boşluk mudur evladın yokluğu...

 İçim acıyor.

Y.A

29 Eylül 2015 Salı

Ne gerek vardı

Benim eski şahısın annesi beni ilk gördüğü günden beri çok severdi. Adeta aramızda bir anne kız ilişkisi vardı,asla söz söylemez,kati suretle laf arasında iğnelemezdi :) Demek isterdim ama gerçek olamayacak kadar abes olurdu. Beni hiç sevmedi gerçi bende onu. Tam seviyordum öyle bir şey yapardı ki ama başkasının yanında adeta can ciğer kuzu sarması olurduk. Onları ailede boşanma moda idi,evlenen bütün kuzenleri boşandı. Günün birinde bizimde o nihai sonuca ulaşacağımız belliydi.

Benim eski dedi ki 'bitti,seni artık sevmiyorum' . Bir kaç günün sonunda şoktan çıktım,tamam dedim diye hatırlıyorum. Hemen boşanalım dedi,ne olduğunu anlamadan boşandık. Burası ayrı bir hikaye. Ben o anti-sosyal insanın ailevi ilişkilerini de idare ettiğim için dedim annesine bir mail atayım. Dedim siz her zaman benim annemsiniz,beni de kabul ederseniz her zaman evladınız olarak kalmak isterim. Bana gerçekten çok güzel bir cevap yazmıştı. Önce konuşmaya hazır değildik yazıştık,sonra 2-3 günde bir uzun uzun telefon konuşmaları yapmaya başladık. Birbirimize destek olmaya çalıştık ve o güne kadar hakkını yediğimi düşündüm. Gerçekten bana karşı çok anlayışlıydı. Bayramda eski ile yavruyu görmeye geleceklerini söyledi. Onları yalnız görmek istemediğin,benim de gelmemi rica etti. Geldikleri ilk gün en azından bir kahve içeyim diye yanlarına gittim.

Önce sarıldık öpüştük,geçtik bir yere eski yavruyla oynarken bizde bir kahve içelim dedik. Ve hiç beklemediğim bir anda sözleri ok gibi kalbime saplandı:

- Senin yerine kendimi koymaya çalışıyorum,terk edilen kadın olmak çok zor olsa gerek.

- Ben 17 sene önce boşandım,ayyy hala arıyor beni vazgeçememiş.

- Bu kolay atlatılabilecek bir şey değil,işin zor.

- Oğlumu çok iyi gördüm. Kafası netleşmiş,huzurlu buldum.

- Benimle eskiye oranla çok daha samimi,her gün arıyor oğlum.

Ve beynim uyuştuğu için hatırlayamadım dahası...Ne gerek vardı hala anlayabilmiş değilim. Bunlar ailecek dengesiz.

Sonrası mı,o ayrı bir yazı olsun.

Y.A



25 Eylül 2015 Cuma

Ah şu güvercinler

Yeni şehre taşınmamızdan birkaç gün sonra yavruyu parka götürdüm. Götürdüm diyorum ama bilinç düzeyim yaşadığım şoktan dolayı kapalıydı.Kesik kesik hatırlıyorum. Neyse gittik parka salıncak,kaydırak,tahteravalli derken yavru kendini parka kaptırdı. Sağa sola baktım,parktaki herkesi inceledim derken orada bir güvercin topluluğu gördüm. Ne güzel kuş gibi uçsak adlı saçma geyiğe dalmışken gözüme erkek olduğunu düşündüğüm bir güvercin ilişti. Kuyruğunu açmış,kabarmış bazı güvercinlere dans ederek kur yapıyordu. Biri olmazsa diğeri ' aaaa dedim erkek milleti işte!'
Derken benim gibi hafif safça bir güvercini kandırdı,yazık saf güvercin onu takip ederek onunla gitti. Kim bilir ne umutları vardı! Birlikte uzak diyarlara uçacaklarını,birlikte yaşlanıp tüyleri beyazlaşana kadar birlikte olacaklarını düşünüyordu.Ama bizim çapkın güvercin ne yaptı dersiniz o kandırdığı saf güvercin yanına gelince kısa bir süre sonra ' Kusura bakma,aile olma sorumluluğu bana ağır geldi. Senden sıkıldım ' diyerek ortamdan pırrr diye uzaklaştı ve başka bir saf güvercin bulmak üzere uçtu.O an o geride kalan güvercini teselli etmek istedim.Kıyamam,sen buna bakma ,erkek değil mi insan olsun hayvan olsun hepsi aynı demek istedim. Ben seni anlıyorum deyip tam boynuna sarılacaktım ki,benim yavrunun 'anneeeeee,dondurma al' deyişiyle gerçek dünyaya döndüm. 

Aklım hala güvercinde...